DERSİM‘de 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamayan Gülistan Doku soruşturmasında, gizli tanık “Şubat”ın ifadesi ortaya çıktı.
Buna göre dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel‘in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Doku’yu Sarı Saltuk Viyadüğü yakınındaki Rostan-Dinar bölgesinde kafasına kurşun sıkarak öldürdü.
Gizli tanığın ifadesine dayandırılan habere göre, Gülistan Doku, Mustafa Türkay Sonel ve arkadaşlarının katıldığı uyuşturucu partisinde tecavüze uğrayıp hamile kaldı.
Sabah Gazetesi‘nin yayınladığı söz konusu ifadeye göre, Mustafa Türkay Sonel, Zaynal Abakarov ve Umut Altaş sık sık alkol ve uyuşturucu kullanıyordu. Gülistan Doku, Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş tarafından darp edilerek tecavüze uğradı ve bu olay neticesinde hamile kaldı. Bilirkişi raporlarında da 27 Aralık 2019’da ifadede adı geçen isimlerin Gençlik Merkezi civarında aynı anda baz verdiği tespit edildi.
“Valinin koruması Şükrü Eroğlu ve bir korucu tarafından gömüldü”
İfadede Gülistan Doku’nun nasıl öldürüldüğüne dair somut iddialar da yer aldı. Gizli tanık, Mustafa Türkay Sonel’in “Uzi veya Akrep” tarzı bir silahla Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınındaki Rostan-Dinar bölgesinde kafasından vurarak öldürdüğü, cesedin ise Şükrü Eroğlu ve bir korucu tarafından gömüldüğünü anlattı.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve ABD’de bulunan Umut Altaş‘ın babası Celal Altaş‘a bu iddialar da soruldu. Celal Altaş’a, cinayeti bilip bilmediği ve oğlu Umut’u bu suçtan kurtarmak için mi ABD’ye gönderdiği yönünde sorular yöneltildi.
Soruşturmada dikkat çeken bir diğer nokta, delillerin karartılmasına yönelik şüpheler oldu.
Celal Altaş’a, Gülistan’ın ablası Aygül Doku ile yaptığı bir telefon görüşmesinde sarf ettiği,
“Kamera kayıtları silinmiş, hastane kayıtları silinmiş, benim gücüm yetmez, ben devlet değilim” sözlerinin kastı soruldu.
“Bu kayıtları silme gücüne sahip ‘makam veya kişi’ kim?”
Sorular, bu kayıtları silme gücüne sahip “makam veya kişinin” kim olduğu üzerine yoğunlaştı. Celal Altaş bu soruya, bu tür yasa dışı işlerin ancak o şehrin mülki amirinin talimatıyla yapılabileceğini ima ederek yanıt verdi.
5 Ocak 2020 tarihli teknik veriler de soruların merkezindeydi. Bilirkişi raporuna göre, olay günü saat 19:28 ile 21:36 arasında Umut Altaş’ın, Gülistan’ın son görüldüğü yer olan Sarı Saltuk Viyadüğü bölgesinde sabit bir şekilde baz verdiği tespit edildi.
Saat 22:08’den itibaren ise Mustafa Türkay Sonel ve Şükrü Eroğlu’nun da aynı bölgede Umut ile birlikte baz verdikleri bilgisi Celal Altaş’a soruldu. Ayrıca, o gece kullanılan 06 SNL 10 plakalı araç içindekilerin kim olduğu sorusuyla, teknik verilerin gizli tanık beyanlarıyla örtüştüğü vurgulandı.
ABD’deyken jandarma ile telefon görüşmesi yaptı
Dikkat çekici sorulardan biri de firari şüpheli Umut Altaş’ın davranışlarıyla ilgiliydi.
Umut Altaş’ın ABD’de jandarma ile yaptığı telefon görüşmesinde “gizli tanık olup olamayacağını” sorması, soruşturma makamları tarafından “olaya dair bilgisi olduğu” şeklinde yorumlandı ve bu durum babasına soruldu.
Ayrıca Umut’un, Gülistan’ın ablasını neden 3 kez aradığı ve sonrasında neden “Bir arkadaşım (Türkay) arattı” şeklinde kaçamak cevaplar verdiği de sorgulanan konular arasında yer aldı.
Bu gelişmeler, Gülistan Doku dosyasının yalnızca bir kayıp vakası olmadığını; uyuşturucu, cinsel saldırı, cinayet ve delil karartma iddialarını içeren çok yönlü bir soruşturma olarak yürütüldüğünü ortaya koydu.



