Bulgaristan Başbakanı Rosen Zhelyazkov, on binlerce kişinin hükümeti yolsuzlukla suçladığı protestoların ardından kabinesiyle birlikte istifa ettiğini duyurdu.

Gösteriler, Bulgaristan’ın 1 Ocak’ta Avro Bölgesi’ne katılmasına iki hafta kala başlamıştı. Ülkede 25’ten fazla şehirde on binlerce kişi, yolsuzluk iddiaları nedeniyle iktidardaki merkez sağ hükümetin istifası talebiyle sokaklara çıktı. Bazı kaynaklar, başkent Sofya’da 150 bine yakın kişinin toplandığını bildirdi.
Parlamento binasına lazerlerle “İstifa”, “Mafya dışarı” ve “Adil seçimler için” yazıları yansıtıldı.
Ülkede huzursuzluk, hükümetin 2026 bütçe teklifinden sonra artmış ve yine protestolar düzenlenmişti. Teklif; daha yüksek vergiler, artan sosyal güvenlik primleri ve harcama artışları içeriyordu. Fakat protestoların ardından geri çekildi.
“Vatandaşların sesini duyuyoruz”
Yolsuzluk protestolarının üzerinden henüz bir gün geçmişken Zhelyazkov, Bulgaristan Ulusal Meclisi’ndeki olağanüstü oturumda kabinesiyle birlikte istifasını açıkladı.
- Euronews’ün aktardığına göre Zhelyazkov şöyle konuştu:“Vatandaşların sesini duyuyoruz, taleplerine kulak vermeliyiz. Genç, yaşlı herkes istifa çağrısında bulundu. Bu sivil duruş teşvik edilmeli. Fakat şimdi önümüzde başka bir zorluk var: Protestoların, bu noktadan sonra hükümetin nasıl bir profile sahip olması gerektiğini de göstermesi gerekiyor.”

Protestoların merkezinde hükümetin destekçisi var
Yolsuzluk protestolarının merkezinde, hükümeti dışarıdan destekleyen Haklar ve Özgürlükler Hareketi (DPS) lideri oligark Delyan Peevski bulunuyor.
Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), 2018’de Peevski’nin “medya, siyaset ve oligarklar arasındaki yolsuzluk ve işbirliğinin vücut bulmuş hali” olduğunu yazmıştı.
Peevski, 2021’de ABD, 2023’te ise Birleşik Krallık tarafından yaptırım listesine alınmıştı. ABD’ye göre Peevski, nüfuz ticareti ve rüşvetle kendini denetimden korudu ve Bulgaristan’daki kilit kurumları kontrolüne aldı.
DPS, koalisyonda yer almasa da parlamentodaki desteği hükümet için kritik önem taşıyor. Muhalifler, Peevski’nin hükümet politikasını oligark çıkarlarına göre şekillendirdiğini savunuyor.



