Fındık fiyatlarında son 2.5 ayda yaşanan 100 TL’lik düşüşe sert tepki gösteren CHP Ordu Milletvekili Dr. Mustafa Adıgüzel, Türkiye’nin fındık konusunda “işgal altında” olduğunu savundu.
- İtalyan firma Ferreroyu “Fındıktaki F-Tipi yapılanma” olarak nitelendiren Adıgüzel, AK Parti Sakarya Milletvekili Lütfi Bayraktar‘ı da hedef alarak, “Bu mücadele, dalların tozunu yutanlarla plazalarda bu vatanı satanların mücadelesidir” dedi.

Sezon başında 400–500 TL bandının konuşulduğu fındık piyasasında rüzgâr tersine döndü. Ekim ayı itibarıyla başlayan düşüş trendiyle birlikte fiyatlar 100 TL eriyerek 240 TL seviyelerine kadar geriledi. Üreticide tepki büyürken, Adıgüzel sert açıklamalar yaptı.
“100 Yıl Önceki İşgal Gibi”
Türkiye’nin fındık politikasının yabancı tekellerin kontrolünde olduğunu savunan Adıgüzel, durumu Milli Mücadele dönemine benzetti.
- Adıgüzel, “Büyük resmi görmek lazım. Nasıl ki 100 sene önce bu topraklar işgal altına alınmışsa, bugün de fındıkta Türkiye bir işgal altındadır. O gün işgalcilerin işbirlikçileri, Anzavurları, Dürizade Abdullahları varsa bugün de aynısı vardır. Biz bunları tek tek kaydediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Lütfi Bayraktar Bir Taşerondur”
Açıklamalarında siyasi figürleri de eleştiren Adıgüzel, Lütfi Bayraktar için şu ifadeleri kullandı: “Lütfi Bayraktar bir figürdür, bir taşerondur. Kendisine ne denirse onu söyleyen bir adamdır. Esas onun arkasında kim olduğuna bakmak lazım.”
“Fındığın F-Tipi Yapılanması Ferrero’dur”
- Adıgüzel, fındık piyasasını domine eden İtalyan firması Ferreroya yönelik çarpıcı bir benzetmede bulunarak, “Devlet daha önce bir darbeye uğradı, F-tipi yapılanmayı biliyorsunuz. Fındıktaki F-Tipi yapılanmanın adı da Ferrero’dur. Rekabet Kurumu ile yaptıkları sözleşmeye güvenerek taşeronlarına ‘Fındığı düşürün, zararınızı ben karşılarım’ diyorlar. Biz bunların iş dünyasındaki kollarını da takip ediyoruz” dedi.
“Pancar Çorbası Yeriz Ama Teslim Olmayız”
- Açıklamalarını kararlılık mesajıyla tamamlayan Adıgüzel şunları söyledi: “Bu mücadele, güneşin alnında çuvalların üstünde yatanlarla, klimalı plazalarda vatanı satanların mücadelesidir. Biz pancar çorbası da yeriz, patates diblesi de yeriz; bu toprağın çocuklarıyız ama onlar konforlarından vazgeçemezler. Eninde sonunda biz kazanacağız.”



